Bence gitmek her bakımdan daha zordur. Sadece sevdiklerinden değil ki sevdiğin mekanlardan, anılarından belki doğduğun şehirden, evinden yani seni sen yapan her şeyden gitmektir. Nereye gideceğini, neyle karşılaşacağını, neler yaşayacağını, ne tür insanlarla tanışacağını bilememektir. Bence bu çok büyük bir belirsizlik ve çaresizliktir. Kalmak da zordur elbette. Gidenin arkasından bakakalmak, gitme diyememek, o giderken içinden bir şeylerin kopması, yüreğinin sızlaması gibi durumlar yaşanır. Zaman geçtikçe bu sızı azalır. Rutinine dönersin. Ara sıra düşünüp hatırlayıp üzülürsün. Ama yine de sevdiğin yerdesin, sevdiklerinin yanındasın, anıların hala yaşıyor ve en önemlisi kaldığın yerden devam edebiliyorsun. Bi de gideni düşününce onun bunların hiçbirini yaşamadığını acı bir şekilde anlarsın. Giden gitmiştir artık ve giderken ondan hiçbir eser kalmamıştır. Ben de küçükken İstanbul'dan temelli ayrılırken artık o küçük kız çocuğu olmadığımı anlamıştım ve bilinmez bir yere giderken, sevdiğim her şeyi ardımda bırakırken ben diye bir şey kalmamıştı. Keşke bilselerdi...
Bugün çok sevdiğim, değer verdiğim bir arkadaşımın temelli yurtdışına taşınacağını öğrendim. İçim çok sıkıldı. Hem sevindim hem üzüldüm, tam ortadayım... Başlığın ilhamı bundan dolayı geldi.
13.05.2026 - 22:42
✕KAPAT
✕
🍪️️TEKNİK ÇEREZ BİLGİSİ
Kriterya, veri akışını optimize edip kullanıcı deneyimini arttırmak için çerezleri kullanır.